“ Namaz, gözümün nuru ”

 

Ne kadar güzel, ne kadar içten ve samimi bir dil kullanarak hislerini anlatmış Peygamberimiz Hz. Muhammed ( SAV) .

 

Bugün acaba kaçımız Kur’an da 70 kez vurgulanarak, önemine dikkat çekilmiş ve üzerimize mutlak farz olduğu kesin olarak bildirilmiş, bu eşsiz ibadeti, tam ve huşu içerisin de yerine getiriyoruz ?

 

Ya da getirdiğimizi zannediyoruz ?

 

ALLAH (cc) biz insanlara akıl, fikir ve kusursuz bir beden emanet etmiş.

 

Ve bunun yanında bizlere 2 yolu açıkca ihsan buyurmuş.

 

Cennet veya Cehennem ...

 

Elimize de, zaman zaman fark ettiğimiz, zaman zaman ise ne acıdır ki, ihmal ettiğimiz karnelerimizi, büyük bir imtihan sebebi olarak bahşetmiş ...

 

Bizlere bahşedilen bu karnelerimizi en iyi notlarla, yani salih amellerle doldurmak ise bizim bu fani dünyada ki tek gerçeğimiz olmalı.

 

Peki bu amellerimizi ne derece hayatımıza aksettirebiliyor ve yaşamımızın ana gayesi haline getirebiliyoruz ?

 

Aslında her kul, nefsini ve hevalarını masaya yatırarak kendini hesaba çekmeli,çekebilmeli ...

 

Sonuç ne olursa olsun, kendine ibadet yolun da bir şans verebilmeli.

 

Vermelidir de, kesin kurtuluşu ve cennetin muhteşem hazzını yaşayabilmek adına ...

 

Namaz, ALLAH’a tam teslimiyettir.

 

Kıyamda, rükuda, secdede, selamda ...

 

Allah’a tam manasıyla yönelmektir, huzurunda yücelmektir, erimektir, terlemektir ...

 

Sabaha gözümü açtığımız da ve Rabbimizle buluştuğumuz da ki o haz, lezzet ve heyecan hiçbirşeye değişilir mi sizce ?

 

Günde 5 vakit, evrenin mutlak sahibi ALLAH’la randevumuz oluyor sonsuz hamd-u senalar olsun ona ...

 

Bizi huzuruna kabul buyuruyor, dualarımıza ortak olup icabet ediyor, bizi seviyor, bize önem veriyor, bize secdede Rahmetiyle bakıyor, bizi koruyup kolluyor, bize sonsuz nimetler ihsan ediyor ...

 

Ve bize 24 saat veriyor, bizden istediği ise toplasak 1 saati bile geçmiyor ...

 

Sorsam şimdi sizlere, 24 saat akan günde, sizi yoktan var eden, size rızk veren, beden teslim eden ve sonsuz af ve mağfiretiyle sizi kucaklayan ve kuşatan ALLAH’a ayıracak 1 saatiniz bile yok mu ?

 

Zaman dilimlerinin acımasızca ve arsızca tüketildiği tv kanalları, bilgisayar ekranları, cafeler, barlar, discolar ve sayamayacağımız bir sürü meşgale arasından, adeta cımbızla çekmeye çalıştığımız zaman akıp gidiyor, farkına varamadan.

 

Ve bugünün gençliği ...

 

Çok ayrı dünyanın insanları gibiler çoğu zaman ...

 

Çoğu, ibadetten uzak, zevke – sefaya olabildiğince meraklı ve düşkün, nefis ve şeytanlarının oyuncağı haline gelmişler maalesef.

 

Azımsanamayacak kadar büyük saflar halinde, kibir ve gururlarıyla oynaşarak, kendilerine ait sınırlı nefeslerini tüketmekle meşguller.

 

Damakta acı tat bırakan, sahte gülümseme ve hayalleriyle başbaşalar kendi çıplak ütopyaların da ...

 

Bugünler de sık sık yapmayı hayal ettiğim, hayalin de dışına taşıyıp uygulamaya geçmeyi hedef haline getirdiğim düşüncemi sizlerle paylaşarak, son vermek istiyorum satırlarıma ...

 

Sokaktan geçen çoluk- çocuk- genç ve yaşlı demeden tüm insanları, bir araya toplayarak Peygamber Efendimiz ‘in gözünün nuru olan namaz ibadetini, tüm detay ve incelikleri ile aktarmak ...

 

Benim umudum var bu yolda ...

Ve kendimi adadım tüm insanlığın bu eşsiz ibadetle tanışmasına ...

 

Ve bence her kulun boynunun borcu ve ALLAH’a teşekkürümüz olmalı, şu kısacık – fani dünyada ...

 

Sizler de bana bu yolda omuz olur musunuz ?

 

Ne demişler, 1 elin nesi var- 2 elin sesi var.

 

Seslerinizi en kısa zaman da en gür hali ile duymak dileklerimle ...

 

Selam ve Dualarımla ...


Yorumlar

Bu Köşe Yazısına Henüz Yorum Yapılmamış.
İlk Yorum Yapan Siz Olun.

Yorum Yaz