İSRAF ETMEK DOĞRU DEĞİLDİR
Fert ve sosyal yaşantımıza olumsuz etkisi bulunan ve dinimizce de yasaklanmış olan davranışlardan birisi de israftır. İsraf, insanın sahip olduğu maddi ve manevi varlığı, ölçüsüz olarak ve gereğinden fazla lüzumsuz yere harcamasıdır. Allah’ın verdiği nimetleri yerli yerinde kullanmamaktır.

Yüce Allah’ ın, halife olarak yarattığı insana, büyük lütuf ve ihsanda bulunmuş ve nimetlerini yeryüzündeki insanlara dengeli olarak vermiştir. Gökte ve yerde bulunanları kullarının emrine vermiş, görünür ve görünmez nimet ve rızıkları da, insanoğlunun cömertçe istifadesine sunmuştur. Yüce kitabımız Kuran-ı Kerim’ de de “Yiyiniz içiniz fakat israf etmeyiniz. Çünkü Allah (cc) israf edenleri sevmez” buyurarak verilenlerin dengeli bir biçimde kullanılmasını, israfa gidilmemesini emretmiştir. Çünkü savurganlık ve israfa dayalı lüks bir hayat İslam’ın kınadığı ve hoş görmediği bir hayattır. İslamiyet bizden harcamalarımızda, ne israf ve ne de cimrilik olmayan orta yol tutmamızı, böylece tabiattaki dengenin korunacağını, toplumların nimet ve rızıklardan adaletle istifade edebileceğimizi belirtmiştir.
 
Bizler ne “Büsbütün eli açık olanlar”  yani israf ederek haddi aşanlar gibi olup, tüm bu dengenin bozulmasına sebep olalım, ne de  “Eli sıkı olan”  yani cimrilik yapıp mal ve servetlerini depolayan insanlar gibi olalım. Bizler Kuran-ı Kerim”de ki “Onlar harcadıklarında, ne israf ne de cimrilik ederler, ikisi arasında orta bir yol tutarlar”  diye ifade edilen gösterişten uzak bir hayat tarzını iyi kavrayan ve böyle yaşayan Müslümanlar gibi olalım.
 
Dinimiz parasını, malını, mülkünü, vaktini ve sahip olduğu nimetleri israf edenleri hoş karşılamadığı gibi, eli sıkılığı yüzünden kimseye faydası dokunmayan cimrileri de yermektedir. Allah tarafından bize bahşedilen hayat, sağlık, eş, evlat, makam-mevki, mal mülk gibi nimetler bizlere emanet olarak verilmiştir. Unutmayalım ki bizler bu nimetleri nasıl kullandığımızdan, bu nimetleri israf edip etmediğimizden ve bunları nerelerde harcadığımızdan ahrette sorguya çekileceğiz.
 
Fert ve millet olarak iktisatlı davranmalı, kaynaklarımızı sorumsuz ve ölçüsüz kullanmaktan sakınmalıyız. Özellikle; çöpe atılan ekmeklerden tutun da, kamu malları, tabi kaynaklar, elektrik, su ve zaman gibi sayısız nimetlerimizi israf ediyoruz. Hâlbuki yeryüzünde hiçbir kaynak ve imkân sonsuz değildir. Bunun için şahsi harcamalarımızda ölçülü olmak, ülke kaynaklarını dikkatle kullanmak, verimli alanlarda değerlendirmek dini ve milli bir görevimizdir. Ne olacak parası ile değil mi? Nasıl olsa parasını ben veriyorum diyerek suyumuzu, elektriğimizi ve diğer tüketim ürünlerini ölçüsüz ve israf ederek kullanmayalım.
 
Peygamberimiz Efendimiz  (sav)  ömrümüzü, sağlığımızı, gençliğimizi, boş zamanımızı ve zenginliğimizi çok iyi değerlendirmemizi bizlere tavsiye etmiştir. Çünkü farkına varmadan geçen ömür, en çok ihtiyaç duyulan sağlık, en verimli çağ olan gençlik, fırsatların değerlendirilmesinde önemli rol oynayan zaman, hizmetlerin gerçekleşmesinde en önemli araç olan zenginlik, Allah'ın insanlara bahşettiği en değerli nimetlerdir. Bunları tembellik, plansızlık ve sorumsuzluk yüzünden israf etmek, her birini yerli yerinde değerlendirmemek insanoğlu için büyük bir kayıptır.
Günümüz tüketim toplumunun en büyük açıklarından ve eksikliklerinden birisi de bu prensiplere uymamaktır. Kredi kartı çılgınlığı veya taksitlendirme veya ucuz diye vadedilen banka kredileri bunun çok iyi örnekleridir, müslümanın bu tuzakalrdan uzak durması bunları iyi ve faydalı yönde değerlendirmesi gerekir.


Yorumlar

» Hidayet - 20.03.2010

Doğru yazmışsınız Hocam.Gerçekten israf etmede hep bir numarayız, herşeyi israf etmemeiz bir yana, hayatımızı da israf edip gidiyoruz..

» Fatma - 13.03.2010

Maalesef hepimiz israf konusunda hatalıyız, parayı, zamanı, hayatı israf edip gidiyoruz.Hiç de iyi değil bu gidişatımız. Yazınız için teşkkürler..

Yorum Yaz